2026’da Yurt Dışına Yazılım İhracında %100 Gelir Vergisi İndirimi

2026’da Yurt Dışına Yazılım İhracında %100 Gelir Vergisi İndirimi

Yurt dışına yazılım hizmeti verenler 2026 yılında gelir vergisi ödemiyor mu?

Evet, belirli şartların tamamının sağlanması halinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun 89/13. maddesi kapsamında elde edilen nitelikli yurt dışı hizmet kazancının %100’ü gelir vergisi matrahından indirilebiliyor.

Ancak burada çok önemli bir ayrıntı var: Bu uygulama teknik olarak “her yazılımcı gelir vergisinden muaftır” anlamına gelmiyor. Kanundaki düzenleme %100 indirim şeklinde uygulanıyor ve yalnızca kanunda belirtilen hizmetlerden elde edilen, gerekli şartları taşıyan kazançları kapsıyor.

2026’da yurt dışına yazılım ve belirli hizmetleri sunanlar için %100 gelir vergisi indirimi nasıl uygulanır? GVK 89/13 şartları, fatura, kazancın Türkiye’ye transferi ve örnek hesaplama.
Üstelik 2026 yılı itibarıyla indirim oranı daha önceki %80 seviyesinden %100’e çıkarıldı.

Peki kimler bu avantajdan yararlanabilir?

Yurt dışına yazılım geliştirenler, yazılım danışmanlığı verenler, tasarım ve mühendislik hizmetleri sunanlar başta olmak üzere belirli alanlarda Türkiye’den yurt dışına hizmet veren birçok kişi ve işletme bu düzenlemenin kapsamına girebilir.

Bu yazıda 2026 yılı için şartları, örnekleri ve dikkat edilmesi gereken noktaları adım adım anlatıyorum.

2026’da Gelir Vergisinde %100 İndirim Nedir?

Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. maddesinin 13. bendi, Türkiye’den yurt dışındaki kişi ve kurumlara belirli hizmetlerin verilmesi halinde elde edilen kazanç için özel bir vergi avantajı getiriyor.

2026 yılında yapılan düzenlemeyle bu indirim oranı %100 olarak belirlenmiştir.

Düzenleme, 29 Nisan 2026 tarihli ve 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılmış ve 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerinde elde edilen gelir ve kazançlara uygulanmak üzere yürürlüğe girmiştir.

Bu nedenle 2026 yılında şartları sağlayan bir yazılımcının veya hizmet işletmesinin kazancı açısından oldukça önemli bir vergi avantajı söz konusudur.

Önemli: “%100 vergi muafiyeti” ile “%100 indirim” aynı şey değildir!

İnternette bu uygulama genellikle: “Yurt dışına yazılım yapanlara %100 vergi muafiyeti” şeklinde ifade ediliyor.

Vergi mevzuatı açısından daha doğru ifade ise: “GVK 89/13 kapsamında gelir vergisi matrahından %100 indirim” şeklindedir.

Bu ayrım önemlidir. Çünkü bu avantaj;

  • bütün gelirleri,
  • bütün vergileri,
  • Bağ-Kur primlerini,
  • KDV’yi,
  • damga vergisini

otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Sadece şartları sağlayan nitelikli hizmet faaliyetinden elde edilen kazanç bakımından gelir vergisi matrahında indirim sağlar.

Yurt Dışına Yazılım Hizmeti Verenler %100 İndirimden Yararlanabilir mi?

2026 yılında en çok dikkat çeken gruplardan biri yurt dışına yazılım hizmeti verenlerdir. Örneğin Türkiye’de yaşayan bir yazılımcı;

  • ABD’deki bir şirkete yazılım geliştiriyorsa,
  • Almanya’daki bir firmaya yazılım hizmeti veriyorsa,
  • İngiltere’deki müşteriye yazılım danışmanlığı yapıyorsa,
  • yurt dışındaki bir müşterinin uygulamasını geliştiriyorsa,
  • yurt dışındaki müşteriye özel yazılım veya yazılım geliştirme hizmeti sunuyorsa,

faaliyetinin niteliğine ve diğer şartlara göre GVK 89/13 kapsamındaki indirimden yararlanabilir. Fakat sadece müşterinin yurt dışında olması tek başına yeterli değildir. Asıl kritik nokta, hizmetin nerede ve kim tarafından yararlanıldığıdır.

GVK 89/13 Kapsamında Hangi Hizmetler Var?

Gelir Vergisi Kanunu’nun 89/13. maddesinde birçok hizmet alanı açıkça sayılmıştır. Bunların arasında:

  • Mimarlık
  • Mühendislik
  • Tasarım
  • Yazılım
  • Tıbbi raporlama
  • Muhasebe kaydı tutma
  • Çağrı merkezi
  • Ürün testi
  • Sertifikasyon
  • Veri saklama
  • Veri işleme
  • Veri analizi
  • Belirli mesleki eğitim faaliyetleri
  • Belirli eğitim ve sağlık hizmetleri

bulunmaktadır. Dolayısıyla düzenleme yalnızca yazılımcılar için değildir. Ancak özellikle yurt dışına yazılım hizmeti veren serbest çalışanlar, şahıs işletmeleri ve yazılım şirketleri açısından son derece önemli bir avantajdır.

Yurt Dışına Yazılım Hizmeti Verenlerin %100 İndirimden Yararlanma Şartları

Bu konuda en önemli bölüm burasıdır. Çünkü “Ben yurt dışına fatura kesiyorum, o halde %100 indirim hakkım var” şeklinde düşünmek doğru değildir. Birden fazla şartın birlikte sağlanması gerekir.

1. Hizmet Yurt Dışındaki Kişi veya Kuruma Verilmeli

Hizmet;

  • Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere veya
  • işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunan kişi veya kurumlara

verilmelidir. Örneğin Almanya’da bulunan bir şirket için Türkiye’den yazılım geliştirilmesi bu kapsama girebilir. Ancak müşterinin yabancı olması tek başına yeterli değildir.

2. Hizmetten Münhasıran Yurt Dışında Yararlanılmalı

Bu şart son derece önemlidir. Yapılan hizmetten yurt dışında yararlanılması gerekir. Başka bir ifadeyle verilen hizmetin müşterinin Türkiye’deki faaliyetleriyle ilgili olmaması gerekir.

Örneğin: Türkiye’deki bir yazılım şirketi, Almanya’da bulunan bir şirkete yazılım geliştiriyor ve geliştirilen yazılım Almanya’daki şirketin yurt dışındaki faaliyetlerinde kullanılıyorsa şartların sağlanması mümkün olabilir. Buna karşılık yabancı şirketin Türkiye’deki faaliyetleri için kullanılacak bir hizmet söz konusuysa yalnızca faturanın yabancı şirket adına düzenlenmiş olması yeterli olmayabilir. Bu nedenle özellikle kurumsal müşterilerle çalışırken hizmetin nerede kullanılacağının baştan değerlendirilmesi gerekir.

3. Fatura Yurt Dışındaki Müşteri Adına Düzenlenmeli

Bir diğer önemli şart faturadır. Yurt dışına verilen hizmete ilişkin fatura veya benzeri belgenin (serbest meslek makbuzu) yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi gerekir.

Örneğin: ABC Software Ltd. – Germany – adına düzenlenen bir yazılım hizmeti faturası (serbest meslek makbuzu) ile Türkiye’deki bir gerçek kişi veya şirket adına düzenlenen fatura aynı şekilde değerlendirilmez. Bu nedenle şirket kurulurken veya faaliyete başlanırken; müşteri → sözleşme → hizmet → fatura → ödeme → banka hareketi → muhasebe kaydı zincirinin birbiriyle uyumlu olması son derece önemlidir.

4. Kazancın Tamamı Türkiye’ye Transfer Edilmeli

2026 yılında dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri de kazancın Türkiye’ye transfer edilmesi şartıdır.

GVK 89/13 kapsamında indirimden yararlanılabilmesi için ilgili kazancın, ilgili takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar tamamının Türkiye’ye transfer edilmesi şartı bulunmaktadır. Dolayısıyla; “Para yurt dışında kaldı, Türkiye’ye getirmedim ama yine de %100 indirim uygulayabilir miyim?” sorusunun cevabı, şartların sağlanmaması halinde olumsuz olacaktır. Bu nedenle özellikle;

  • Wise,
  • PayPal benzeri ödeme sistemleri,
  • Stripe,
  • yabancı banka hesapları,
  • yurt dışındaki ödeme kuruluşları

üzerinden tahsilat yapan yazılımcıların ve freelancerların paranın Türkiye’ye transferi ve belgelendirilmesi konusunda ayrıca dikkatli olması gerekir. Ödeme yönteminin kendisi tek başına vergi avantajını ortadan kaldırmaz; önemli olan kanundaki şartların ve transfer yükümlülüğünün yerine getirilmesidir.

2026’da %100 İndirim Nasıl Hesaplanır?

Basit bir örnek üzerinden anlatalım. Türkiye’de faaliyet gösteren bir yazılımcının 2026 yılında:

Yurt dışı yazılım hizmeti geliri: 2.000.000 TL

Faaliyetle ilgili giderleri: 500.000 TL olsun.

Örneğin diğer tüm şartların sağlandığını varsayalım. Bu durumda:

2.000.000 TL gelir – 500.000 TL gider = 1.500.000 TL kazanç ortaya çıkar.

Eğer 1.500.000 TL’nin tamamı GVK 89/13 kapsamındaki şartları taşıyan nitelikli kazanç ise, 2026 yılında %100 indirim uygulanması sonucunda bu kazanç gelir vergisi matrahından indirilebilir.

Yani: 1.500.000 TL x %100 = 1.500.000 TL indirim

Buradaki kritik nokta şudur: Bu hesap, yalnızca şartları taşıyan nitelikli kazanç için geçerlidir.

Türkiye’deki Müşteriye Verilen Yazılım Hizmeti %100 İndirime Girer mi?

Genel olarak hayır. GVK 89/13 düzenlemesinin amacı Türkiye’den yurt dışına belirli hizmetlerin ihraç edilmesini teşvik etmektir. Örneğin aynı yazılımcının; 1.000.000 TL yurt dışı müşteriden ve 500.000 TL Türkiye’deki müşterilerden gelir elde ettiğini düşünelim.

Şartları taşıyan yurt dışı hizmet kazancı ile Türkiye’deki müşterilerden elde edilen kazanç birbirinden ayrılmalıdır. Türkiye’deki müşteriye verilen hizmet nedeniyle elde edilen kazanç otomatik olarak %100 indirim kapsamına girmez. Bu nedenle muhasebe kayıtlarının ve faaliyetlerin ayrıştırılması büyük önem taşır.

Yurt Dışındaki Şirketin Türkiye’de Faaliyeti Varsa Dikkat!

Burada özellikle yazılımcıların ve danışmanların dikkat etmesi gereken bir konu vardır. Müşterinin merkezinin ABD’de, Almanya’da veya İngiltere’de olması tek başına yeterli olmayabilir. Örneğin yabancı bir şirketin Türkiye’de bulunan faaliyetleri için özel bir yazılım geliştiriliyorsa, hizmetin fiilen nerede kullanıldığı ayrıca değerlendirilmelidir. Çünkü GVK 89/13 açısından temel şartlardan biri hizmetten münhasıran yurt dışında yararlanılmasıdır.

Bu nedenle sadece: “Faturayı yabancı şirkete kestim.” demek yerine; “Bu hizmet kimin için, nerede ve hangi faaliyetinde kullanılıyor?” sorusunun cevaplanması gerekir.

Yazılım İhracatı ile Yazılım Ürünü Satışı Aynı Şey mi?

Bu ayrım da oldukça önemlidir. Bir müşteriye özel yazılım geliştirmek ile hazır bir yazılımı lisanslamak veya dijital ürün satmak her zaman aynı vergi değerlendirmesine tabi olmayabilir. Örneğin:

  • özel yazılım geliştirme,
  • yazılım danışmanlığı,
  • uygulama geliştirme,
  • müşteriye özel kodlama,
  • yazılım bakım ve geliştirme hizmetleri

ile;

  • hazır yazılım lisansı,
  • dijital ürün satışı,
  • uygulama mağazası üzerinden satış,
  • SaaS modeli,
  • abonelik sistemi

arasında vergisel açıdan farklı değerlendirmeler ortaya çıkabilir. Bu nedenle “Ben yazılım satıyorum” demek yerine faaliyetin gerçek niteliğinin incelenmesi gerekir. Özellikle yüksek cirolu SaaS ve yazılım ihracatı yapanların şirket kuruluşundan önce vergi modelini planlaması çok daha sağlıklıdır.

Şahıs Şirketi Olan Yazılımcılar Yararlanabilir mi?

Evet, şartların sağlanması halinde şahıs işletmesi olarak faaliyet gösteren gerçek kişiler açısından GVK 89/13 kapsamında indirim gündeme gelebilir. Bu nedenle: “Yurt dışına yazılım yapıyorum, mutlaka limited şirket mi kurmalıyım?” sorusunun tek bir cevabı yoktur.

Faaliyetin;

  • yıllık cirosu,
  • gider yapısı,
  • müşterilerin bulunduğu ülkeler,
  • çalışan sayısı,
  • ortaklık yapısı,
  • kârın işletmede bırakılıp bırakılmayacağı,
  • KDV durumu,
  • kurumlar vergisi avantajları,
  • sosyal

güvenlik yükümlülükleri birlikte değerlendirilmelidir. Bazı girişimciler için şahıs işletmesi daha uygun olabilirken bazıları için limited şirket daha doğru yapı olabilir.

Limited veya Anonim Şirketlerde Durum Nasıl?

Şahıs işletmelerinde konu Gelir Vergisi Kanunu’nun 89/13. maddesi açısından değerlendirilirken, sermaye şirketlerinde benzer düzenleme Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-ğ bendi kapsamında karşımıza çıkar. 2026 yılında KVK 10/1-ğ kapsamında uygulanan indirim oranı da %100 olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla yurt dışına hizmet veren bir yazılım şirketi açısından da ciddi bir vergi avantajı söz konusu olabilir. Ancak şahıs işletmesi ile limited/anonim şirketin vergilendirme sistemi aynı değildir. Bu nedenle şirket türü seçilirken yalnızca: “%100 vergi avantajı var.” mantığıyla hareket edilmemelidir.

%100 Gelir Vergisi İndirimi KDV’yi de Ortadan Kaldırır mı?

Hayır. Bu konu sıkça karıştırılıyor. GVK 89/13 kapsamındaki %100 indirim ile KDV uygulaması iki ayrı konudur. Yurt dışına verilen hizmetlerin KDV açısından hizmet ihracı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ayrıca incelenmelidir. KDV bakımından ayrıca hizmetin;

  • yurt dışındaki müşteri için yapılması,
  • hizmetten yurt dışında faydalanılması

gibi şartlar değerlendirilir. Dolayısıyla: “Gelir vergisi %100 indirimli → bütün vergiler sıfır.” şeklinde düşünmek doğru değildir.

Bağ-Kur Ödemesi Ortadan Kalkar mı?

Hayır. Gelir vergisi açısından %100 indirim uygulanması, kişinin sosyal güvenlik yükümlülüklerini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Örneğin şahıs işletmesi sahibi bir yazılımcının Bağ-Kur durumu ayrıca değerlendirilmelidir. Aynı şekilde;

  • SGK,
  • Bağ-Kur,
  • KDV,
  • stopaj,
  • damga vergisi

gibi yükümlülüklerin her biri kendi mevzuatı içerisinde değerlendirilmelidir. Bu nedenle “%100 vergi avantajı” ifadesini bütün mali yükümlülüklerin ortadan kalkması şeklinde yorumlamamak gerekir.

Yurt Dışına Yazılım Hizmeti Veren Freelancer Şirket Kurmalı mı?

Bu soru en çok sorulan sorular arasındadır. Örneğin bir yazılımcı Fiverr, Upwork, Toptal veya doğrudan yabancı şirketler üzerinden müşteri buluyor olabilir. Ancak düzenli ve ticari şekilde gelir elde ediliyorsa; “Freelancerım, şirket kurmama gerek yok.” şeklinde düşünmek doğru değildir. Faaliyetin niteliğine göre;

  • mükellefiyet,
  • fatura veya serbest meslek makbuzu,
  • KDV,
  • gelir vergisi,
  • banka tahsilatları,
  • Bağ-Kur,
  • yurt dışı hizmet ihracı,
  • GVK 89/13 indirimi

birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle yurt dışından yüksek tutarlı ödeme almaya başlayan yazılımcıların vergi modelini sonradan düzeltmeye çalışmak yerine faaliyete başlamadan önce planlaması çok daha doğru olur.

2026’da Yurt Dışına Yazılım İhraç Edenler İçin Kontrol Listesi

Yurt dışına yazılım hizmeti veriyorsanız aşağıdaki soruların tamamına “evet” diyebiliyor musunuz?

Müşteri

  • Müşteri yurt dışında mı?
  • Müşterinin işyeri, kanuni veya iş merkezi yurt dışında mı?

Hizmet

  • Verilen hizmet gerçekten yazılım veya GVK 89/13 kapsamında sayılan hizmetlerden biri mi?
  • Hizmetten münhasıran yurt dışında mı yararlanılıyor?
  • Hizmet müşterinin Türkiye’deki faaliyetleriyle ilgili değil mi?

Belgelendirme

  • Fatura yurt dışındaki müşteri adına mı düzenleniyor?
  • Sözleşme ve fatura birbiriyle uyumlu mu?
  • Yapılan işin niteliği belgelerden anlaşılabiliyor mu?

Tahsilat

  • Ödeme banka/ödeme sistemi üzerinden izlenebiliyor mu?
  • Kazanç kanunda belirtilen süre içerisinde Türkiye’ye transfer ediliyor mu?

Muhasebe

  • Yurt dışı ve yurt içi gelirler ayrıştırılıyor mu?
  • Giderler doğru şekilde kaydediliyor mu?
  • Beyannamede GVK 89/13 indirimi doğru uygulanıyor mu?

Bu sorulardan herhangi birinin cevabı “hayır” ise %100 indirim hakkı açısından ayrıca inceleme yapılması gerekir.

2026’da Yurt Dışına Yazılım İhracında En Çok Yapılan Hatalar

1. Sadece yabancı müşteriye fatura kesmenin yeterli olduğunu düşünmek

Yanlış. Hizmetten nerede yararlanıldığı da önemlidir.

2. Yurt içindeki müşteriye verilen hizmeti yurt dışı hizmeti olarak göstermek

Yanlış ve ciddi risk oluşturabilir.

3. Yurt dışındaki parayı Türkiye’ye transfer etmemek

Transfer şartı ayrıca takip edilmelidir.

4. Yazılım satışının her türünü GVK 89/13 kapsamında kabul etmek

Yanlış. Faaliyetin gerçek niteliği incelenmelidir.

5. Gelir vergisi avantajını KDV ile karıştırmak

İki ayrı vergi uygulamasıdır.

6. Yurt içi ve yurt dışı gelirleri birbirinden ayırmamak

Özellikle karma faaliyetlerde bu durum muhasebe ve beyanname açısından önemlidir.

7. Şirket türünü sadece vergi oranına bakarak seçmek

Şahıs işletmesi, limited şirket ve anonim şirketin toplam maliyeti ve vergisel yapısı farklıdır.


2026’da Yurt Dışına Yazılım Hizmeti Veriyorsanız Ne Yapmalısınız?

Eğer Türkiye’de yaşıyor ve yurt dışındaki müşterilere yazılım hizmeti veriyorsanız, şirket kuruluşundan önce şu dört konuyu birlikte planlamak gerekir:

1. Faaliyet kodu ve şirket türü

Faaliyetinize uygun NACE kodu ve işletme türü belirlenmeli.

2. Faturalandırma

Yurt dışındaki müşteriye düzenlenecek fatura ve hizmetin niteliği doğru şekilde planlanmalı.

3. Vergi avantajı

GVK 89/13 veya şirketin durumuna göre KVK 10/1-ğ kapsamında %100 indirim şartları değerlendirilmelidir.

4. Tahsilat ve Türkiye’ye transfer

Yurt dışından alınan ödemelerin banka hareketleri ve Türkiye’ye transfer şartı baştan planlanmalıdır. Bu dört konu doğru kurulursa, daha sonra muhasebe kayıtlarının ve beyannamelerin yönetilmesi çok daha sağlıklı hale gelir.


Sık Sorulan Sorular

Yurt dışına yazılım yapanlar 2026’da gelir vergisi ödemiyor mu?

Şartları sağlayan nitelikli yurt dışı yazılım hizmetlerinden elde edilen kazanç için GVK 89/13 kapsamında %100 indirim uygulanabilir. Ancak bu, bütün yazılım gelirlerinin ve bütün vergilerin otomatik olarak sıfırlandığı anlamına gelmez.

%100 indirim hangi yıldan itibaren uygulanıyor?

%100 oranı, 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 1 Ocak 2026’dan itibaren başlayan vergilendirme dönemlerinde elde edilen gelir ve kazançlara uygulanmak üzere belirlenmiştir.

Yurt dışındaki müşteriye yazılım faturası kesmek yeterli mi?

Hayır. Müşterinin yurt dışında olması yanında hizmetin Türkiye’den verilmesi ve hizmetten münhasıran yurt dışında yararlanılması gibi şartların da sağlanması gerekir.

Yurt dışından gelen parayı Türkiye’ye getirmek zorunlu mu?

GVK 89/13 kapsamındaki indirim bakımından kazancın tamamının, ilgili yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartı bulunmaktadır.

Türkiye’deki müşteriye yazılım yapanlar %100 indirimden yararlanabilir mi?

GVK 89/13’teki yurt dışı hizmet şartları sağlanmadığı için Türkiye’deki müşterilere verilen hizmetler bu özel indirim kapsamında değerlendirilmez.

Limited şirketler de bu avantajdan yararlanabilir mi?

Şartların sağlanması halinde sermaye şirketleri açısından KVK 10/1-ğ kapsamında benzer şekilde %100 indirim uygulaması gündeme gelebilir.

Yurt dışına yazılım yapan herkes otomatik olarak %100 vergi avantajına sahip mi?

Hayır. Hizmetin niteliği, müşterinin konumu, hizmetten nerede yararlanıldığı, fatura, tahsilat ve Türkiye’ye transfer şartları birlikte değerlendirilmelidir.


Sonuç: Yurt Dışına Yazılım İhraç Edenler İçin 2026 Çok Önemli Bir Yıl

2026 yılında yurt dışına yazılım ve belirli hizmetleri ihraç edenler açısından önemli bir vergi avantajı ortaya çıkmıştır.

GVK 89/13 kapsamında şartları sağlayan hizmet kazançlarında indirim oranı %100’e çıkarılmıştır.

Bu özellikle;

  • yazılımcılar,
  • yazılım danışmanları,
  • teknoloji girişimcileri,
  • freelancer yazılımcılar,
  • yurt dışına dijital hizmet satanlar,
  • yazılım şirketleri,
  • mühendislik ve tasarım hizmeti verenler,
  • veri işleme ve veri analizi hizmeti sunanlar

açısından dikkatle incelenmesi gereken bir düzenlemedir. Ancak avantajdan yararlanmanın anahtarı yalnızca “yurt dışına fatura kesmek” değildir.

Doğru faaliyet + doğru müşteri + yurt dışında yararlanma + doğru fatura + doğru tahsilat + Türkiye’ye zamanında transfer + doğru muhasebe kaydı

birlikte değerlendirilmelidir. Yurt dışına hizmet vermeye yeni başlayacaksanız, şirketi kurmadan önce vergi modelinizi planlamak sonradan düzeltme yapmaktan çok daha avantajlıdır.

Yurt dışına yazılım hizmeti veriyor veya vermeyi planlıyorsanız; şirket türü, kuruluş süreci, faturalandırma, KDV, gelir/kurumlar vergisi ve GVK 89/13 kapsamındaki %100 indirim şartlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Bu konularda profesyonel destek almak için mali müşavirinizle faaliyete başlamadan önce görüşmeniz önemlidir.

Bu yazı 15 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır. Vergi uygulamalarında kişisel/faaliyete özgü durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.